BİR ÇAĞRI

PARTİLERE SİYASİ HAYATIMIZI DRAMA ÇEVİRMEMELERİ İÇİN GEREKLİ BİR ÇAĞRI

Ülkemizde, partiler, siyasî ortamın normal akışı içinde, tabii bir şekilde doğmamışlardır. Olağanüstü şartlarda vücut bulmuşlardır. Bu sebeple, normal bir siyasî hayatın olağan organları ve kurumları olarak fonksiyonlarını icra etmiyorlar. Birbirleriyle sürekli kavga halindedirler.

Siyaset adamlarımız, yeniden arka arkaya sürekli olarak gelmekte olan yeni nesillere örnek olacaklarını unutmuş bir şekilde, en ağır tarzda birbirini suçluyorlar, birbirilerine saldırıyorlar. Kısacası kötü örnek oluyorlar. Bu durumda gençler siyasetin mutlaka bu üslupla yapılacağını sanabilirler.

Partiler arasındaki bu sürekli gerginlik, yüksek tansiyon, siyasî hayatımızı zehirlemekte ve sonunda dönem dönem büyük çöküntülere sebep olmaktadır.

CHP, kendini devletin kurucusu ve kurtuluş savaşının yapıcısı olarak görmekten hiçbir zaman kurtaramamış, hep rejimin sahibi, koruyucusu vazifesinde ve mecburiyetinde farzetmiştir.

Devamını Oku

SEÇİM İÇİN

Ülkemiz yeni bir seçime giriyor. Hayırlı olsun. 

Geleceğimizin güvenliğini sağlama düşünülmeden yapılacak bütün işler risk altında olacaktır. Tarihten misalleri çoktur ve ibret vericidir. 

Biz, parti olarak, seçime, girme şartları sebebiyle katılamıyoruz. Ancak, partimizden ayrılıp bağımsız olarak seçime girecek olan arkadaşımız Lütfü Yılmaz, İstanbul’dan, ve N. Ercan Tortop arkadaşımız Eskişehir’den, Büyükşehir Belediye başkanlıklarına aday olduklarından kendilerine halkımızın bu seçimde oy vermesini istiyor, umuyor ve bekliyoruz. 

Demek ki, herşey, her çaba dönüp dolaşıp ülkenin geleceğinin sağlanmasına dayanıyor. O olmazsa, bütün emekler boşa gidebilir. 

Seçim, yerel seçimdir düşüncesiyle oy vermek, kendi başına yeterli olmaz. Toplumla ilgili  olaylarda birbirine sımsıkı bağlılık vardır. Bugünü tarihten soyutlayamayız. Olayları sadece akıl ve mantık veya toplumun bugünü açısından değerlendiremeyiz. Olayları tarihî akışı içinde anlamlandırmalı ve hiçbir olayı tek başına düşünmemeliyiz. 

Ülkemizin ve milletimizin geleceğini güven altına almak bütün hareketlerinizin temel amacı olmalıdır. 

Ülkemizi imar etmeliyiz. Şüphesiz bu bizim görevimizdir. Ancak geleceğimizi garantilemeden yapacağımız imarlar, Allah göstermesin, hele bir de bu hizmetlerin uluslararası şirketlere yaptırıldığı da göz önünde tutulursa acıklı bir sonuçla karşılaşabiliriz. 

Bir örnek: Osmanlı Devleti, son zamanında, ülkenin birçok yerini demiryolları ile donattı. O zor zamanlarda sıkıntılara katlanarak bu hizmetleri yaptı. Ancak devlet yıkılınca bu demiryollarının çoğu  elimizden çıktı, bir kısmı da yabancıların oldu.

Mısır, Pâkistan, İran, Suudi Arabistan ve benzerleri irili ufaklı İslâm ülkelerinin herbiri, bir batı ülkesi veya doğu ülkesi ile ilişki kurarak ayakta kalacağını sanıyor. Heyhat ki bu bir seraptır. 

Bunun için, ülkenin geleceği her zaman birinci gündemdir. İsterse seçim yerel seçim olsun. 

Bu seçimde de oy verirken geleceğimizin güvenliği açısından hareket etmeliyiz. 

Ne yazık ki, muhalefetiyle iktidarıyla seçime giren partiler, daha çok, bugüne odaklanmışlardır. Tarihî olayları unutup, ulus devlet olmanın zaaflarını hesaba katmadan, sanki gelecek tam güven altındaymış gibi hareket ediyorlar. Oysa, çağımızda, ulus devletlerin güvenliği oldukça zayıflamıştır. Belli ve büyük bir güce ermemiş devletler, ülkeler tâbi olmaya mahkûm gibi görünüyor. 

Bugün, ABD, Rusya, Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği dışındaki devletler, her an istilâya, saldırıya, baskıya, ekonomik-siyasi ve hatta silâhlı müdahelelere mâruz kalabilir. Örnekleri ortadadır.

İslâm ülkeleri, altmış yıldır söylediğimiz üzere, birliklerini kurmadıkları için, bugün, bu tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Asıl “beka sorunu” budur.

Ülkemiz de, ne yazık ki, bu durumun dışında değildir.

Onun için, diyoruz ki, bu seçimde muhalefetiyle iktidarıyla seçime giren partilere oy verirseniz, âdeta geçmişe, bir “son”a oy vermiş olacaksınız. Oysa geleceğe oy vermek istiyorsanız, “Diriliş”e oy vermeniz gerekir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Lütfü Yılmaz’a ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı N. Ercan Tortop’a oy verirseniz, bir “son”a değil, bir “başlangıc”a oy vermiş olacaksınız.

Yani geleceğe, dirilişe…

Selâmlar ve Başarılar.

Yüce Diriliş Partisi 

Genel Başkanı 

A. Sezai Karakoç

REGAİB KANDİLİ KUTLAMASI

Her yıl gibi bu yılda Allah’ın bize lütfu olarak gelen ve kişi, toplum, millet ve medeniyet olarak islamı tam, diri ve canlı yaşamamızı gerçekleştirme sevincine bizi kavuşturan Regaib kandilinizi, Cumanızı ve Üç aylarınızı Yüce Diriliş Partisi mensupları olarak kutlar, sağlıklar ve iyilikler dileriz.

Yüce Diriliş Partisi
Genel Başkanı
A. Sezai Karakoç

Genel Başkanımız Sezai Karakoç’un Yüksekova’ya Gittiği Haberi Doğru Değil

Medyada Yüksekova’da verilen bir konferansa Sezai Karakoç’un da katıldığı haberi çıkmıştır.

Oysa Sezai Karakoç Yüksekova’ya gitmemiş ve böyle bir toplantıya katılmamıştır.

Zaten kendisine böyle bir çağrı da olmamıştır.

Çok sayıda bu türlü çağrılar olmakta ise de, Genel Başkanımızın, onlara katılması mümkün olmamaktadır.

Her yerde teşkilatımız kurulduğu zaman bunu gerçekleştirmek kolaylaşacaktır.

Gönülden selamlar ve iyilik dileklerimizle.

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ