Sinemada Öz ve Biçim

Sanat, tarih boyunca dünyadaki değişimler ile etkilişim halinde oldu. Sinema, yüzyılı yeni itmam etmiş bir sanat olmakla birlikte, 20. yüzyılda yaşanan tarihî vak’alar sinemayı da etkiledi. Bu etkileşimler sinemada, türleri, biçimleri, akımları ve kuramları meydana çıkardı.

    Bir bakıma sinemanın icadı, fikirleri, idealleri, tekniğin yardımıyla devinimi olan görsel bir anlatıya çevirdi. İmgeyle düşünen, imgeyle yorumlayan, imgeyle soru soran, imgeyle cevap veren yönetmen- filozoflar ortaya çıkardı. Bu yönetmenler, sinemaya eğlenceye dayalı, sürekli tüketimi tetikleyen yaklaşımların dışında, insanı düşünmeye yönelten, geçmişi, şimdiyi ve geleceği irdeleyen yaklaşımları öncelediler.

    Sinemanın, insan üzerinde büyük etkiler bırakan, görsel devinimi iki ucu keskin bıçak durumundadır. Sinema seyircisi filmlerle olan ilişkisini duygusal olarak kurar. Seyirci için sinema filminin içeriği, konusu, senaryosu, filmin nasıl çekildiği yani biçiminden önce gelir.

    Sinema ardarda akan fotoğraflarla, içinde devinimi olan bir hikâye anlatma sanatıdır. Nasıl anlattığınızdan çok neyi anlattığınız önemlidir. Seyirci ile kurulan duygusal bağ, biçim ile değil içerik ile olur. Biçime öykü uydurulmaz, biçim içeriği meydana çıkarmaz. İçerik biçimi zorlar ve meydana çıkartır.

    Sinemamız biçimden çok içeriğe, anlatılmak istenen hikâyeye yoğunlaşmalıdır. Sinemamızın muhtevası tüm islâm coğrafyasına seslenmeli, tüm islâm coğrafyasıyla intisap kurmalıdır. Öğretici, hatırlatıcı, birleştirici, diriltici bir öz ve içerik olmalıdır.

HAMZA AKYILDIZ